6 Temmuz 2011 Çarşamba

Nerelerdeyim :)

Nereden başlamalıyım bu yazıya bilemiyorum sizleri takip ederek başlayan blog hayatıma artık bende yazayım diye devam etmeye çalışırken şimdi neredeyse ayda bir yazı yazmaya ancak vakit bulabiliyorum. Hiç ummadığım kadar yoğun girdim ben bu yaz'a :) memnunmuyum evet yoruluyor olsam da koştursam da harika insanlar tanıyıp yerler görmekten mesudum açıkcası :)

Öncelikle kuzenimin düğünü için yola çıktığım 17 haziran günü havaalanında beni çok güzel bir tesadüf ve istesem gerçekleştiremeyeceğimiz bir buluşma oldu o kadar mutlu oldum ve sevindim ki anlatamam yazılarından takip ettiğim mesajlaştığım ve canı gönülden anne dediğim Sünter Annem ve benim favori fotoğrafcılarımdam biri olan tanışmayı her fırsatta dile getirdiğim Sevgili Ayçi o kadar mutlu oldum ki sizi görmekten ve tanımaktan harika bir tesadüftü açıkcası :)
Başka neler mi oldu Denizli 'ye gittik 27 haziran da gerçekleşecek düğünümüz için gelin kızımız malum oralı yani ailesi orada yaşıyordu güzel bir düğün oldu güzel insanlar tanıdım :) en güzeli de Düğün Hikayeleri çekilirken ben de kamera arkası görüntüleri çektim ki deymeyin keyfime :) dönüşte on sene yaşadığım şehre uğradık Kütahya 'ya bir iki seramik alışverişi değerli bir dostu görmek çok lezzetli Mülayimoğullarının köftesini tatmak yolculuğun en güzel yanıydı deem yalan olmaz :) sonrası malum Körfez de yapılacak kır düğünü için hazırlıklar yemekler,börekler,tatlılar, dolmalar kısmı ki yorgunluğumuza deydi mi evet hem de en güzelinden oldu :) 1temmuzda gerçekleşen kır düğünümüz çok güzel oldu tüm aile bir aradaydık bazı fireler olsada güzel geçti herşey düğünün sonuna doğru yağmur yağdı ama kimsenin morali neşesi bozulmadan herşey tamamlandı.
Ve sonunda 2 temmuzda Küçükyalı da sahilde kuzenimin nikahı gerçekleşti ve biz ailecek oh be diyebildik :) üç gün üç gece misali yorucu ama güzel koşturmalı günleri bitirmiş olduk :) yine bir arkadaşının isteği üzerine Dragos da yine fotoğraf çekimimiz oldu ve ben yine gelin ile damadın yanından kamera arkası görüntüleri almadan duramadım :))

Herşey çok güzel oldu bitti artık sıra kız kardeşimin 2 eylüldeki düğününde :))
Hala Körfez-İstanbul arasında gidip geliyorum bir on gün daha buralarda olucam sizleri ne okuyabiliyorum ne şöyle bakıp gecebiliyorum ilk fırsatta da yazayım istedim ama yazılarınızı sizleri çok özledim :)
Güzel dostlarımla buluşma planları yapmak için artık zamanım var :))

Herkese güzel ve mutlu günler diliyorum.
Sevgiler.

Not : fotografların devamı bir dahaki yazıya :)

16 Haziran 2011 Perşembe

''Maya,Ayşe,Mari,Nadia!

Ben de sonun da ''Serenad'ı'' okudum.Ve gerçekten çok beğendim,hüzünlendim ,içlendim neler yaşanmış dedim okurken...Kitabın en yürekli kadınlarından biri olan Nadia' nın hikayesi aşk'ı beni aldı bitirdi :( aynı ismi taşıyan karakter olarak başka bir kitap daha okumuştum yıllar önce o zaman da bu ismi taşıyan kişi acılar çekmişti çok kötü şartlarda...bu kitapta da okurken bu ismi taşıyanların kaderi böyle mi diye düşünmeden edemedim açıkcası...altını çizerek okudum kitabı satır satır irdeleyerek elimden bırakmak dahi istemedim ama sonunda bitirdim ve sizlere de yazmak istedim.birkaç beğendiğim yerleri de paylaşmak tabiki...

* Ülkeleri dişi ve erkek olarak ayırırdım ben.Mesela İskandinav ülkeleri,Fransa,İtalya kadındı; Almanya, İspanya,Amerika ise erkek...

* İstanbul vefasız bir sevgiliye benzer.Sana hep ihanet eder ama sen yine de sevmeye devam edersin.

* Her yolculuk bir kader birliğidir.

* Başkalarının ekmeğinin ne kadar tuzlu,başkalarının merdivenlerinden çıkmanın ne kadar zor oldugunu göreceksin.

*'' Her iktidar öldürür! Kimi daha az,kimi daha çok.'' Hiçbir iktidar masum değildir.

Daha bunun gibi sizi etkileyecek içine alacak  cümleler var içerisinde ve ölümü göze alabilen birbirini deli gibi seven ama din,dil, ırk ayrımına karşı sonuna kadar savaşan bir Aşk hikayesi var sizleri bekleyen okumayanlara tavsiye olunur diyorum.

Güzel bir kitap tavsiyesinin ardından günlerim o kadar yoğun koşturma içinde geçiyor ki ne yazabildim ne sizleri okuyabildim :( ama herkesi merak ediyorum hem de çok ...
Güzel koşturmalar içinde güzel şeyler de yaşıyorum stres yaratan mevzularda ama herşeyin üstesinden gelmeye alışık bünyeme şükretmeye çalışıyorum biraz daha güçlü olması için :)





Yarın sabah yine yolculuğa çıkıyorum İstanbul'uma doğru bu sene leyleği havada da görmedim ama :) yine de görmeden bu kadarı çok güzel...Kuzenimin düğünü için geliyorum önce Denizliye gidiceğiz kına için sonra 1 temmuz da Körfez de kır düğünü sonra İstanbul da nikah :) buradaki telaş gibi geldiğimde Körfezde de teyzemin evinde  devam edecek :) ama güzel telaşlar bunlar ...
Sonrasında belki yine güzel buluşmalara yaparım blog arkadaşlarımla :) ya da güzel dostları ziyarete giderim uzaklara planlar çok ama uygulayabilmek inşallah bu sefer zor olmaz :)
Yazacağım konular paylaşacağım fotoğraflar birikti ama fırsat ah fırsat umarım en kısa zamanda bana da uğrar.
Ayrıca henüz memleketimize yaz gelmiş olmasa da benim kalbimde kıpırtılar mevcut :) umarım hiç uçmadan kıpırtılarım benimle olur :))
Hafta sonunuz güzel geçsin ...
Sevgiler dostlarım...

3 Haziran 2011 Cuma

İstanbul'um

Ne zamandır paylaşmak istiyorum bu fotoğrafları ama bu sıralar internet sorunu yaşıyorum bağlanamıyorum bağlanınca donup kalıyor sinir oluyorum kapatıyorum laptopu kaçıyorum yanından uzaklaşıyorum başka birşeyler buluyorum uğraş kendime ama aklım hem sizlerde kalıyor okumak istiyorum bakmak yazışmak yorum bırakmak burdayım unutmadım sizleri demek istiyorum ama ah ah ttnet deyip kızıyorum.şimdilerde VINN aldık bakalım denemedeyiz şuan  da bir sorun yok bakalım ne olucak :)
Bazen durgun,bazen yoğunuz ev olarak komşular gelenler gidenler sabah kahveleri ev gezmeleri bir koşturma gidiyor...Bugün baktımda Haziran gelmiş hem de üçüncü gününün içine almış bizleri...herkesin temennisi daha güzel doğması güneşin içimizi ruhumuzu ısıtması sabahları uykumuzdan heyecan içinde uyandırması umarım gerçekleşir en kısa zamanda da hepimiz kendimize geliriz...
Birde bugün tam İkiyüzoniki gün olmuş O'nsuz nasıl da geçiyor yedi ay bitmiş sekinci aya girmişiz her ziyaretim acı dolu her zaman olduğu gibi ne kadar da erken gitti :( ama alışmaya çalışıyorum çalışıyoruz...
Ben en iyisi uzatmayayım da paylaşayayım fotoğrafları yoksa içimdekileri yazıp hüzün dolmasın burası haziran ayının ilk yazısında :)










İstanbulda bulunduğum bir ay boyunca ben tam üç sefer Eminönüne geçtim.Kadıköy iskelesinden Haydar'ı ziyaret ederek karşıya geçtim o heybetli Galata kulesine gülümseyerek Kız kulesine aşk ile bakarak :) Blog sahibesi olduğumdan beri daha fazla dikkat eder oldum herşeye hep severdim ama daha çok titizlendim fotoğraf çekmeye :) her fırsatta elimde makine bir dakika bekleyin fotoğraf çekiyorum :)) dedim yanımdakilere herkesin bir anısı oldu benim sayemde Eminönünde vapurda çay ile sigara içerken mutlu etti bu beni en güzeli de buydu zaten mutlu olmak ve mutlu etmek :)  
İşte birkaç fotoğraf bu da benden sizlere gelsin...
Haftanın bu son günündeyiz hafta sonunuz güzel geçsin :))
Sevgiler...


25 Mayıs 2011 Çarşamba

İstarvit 4 yaşında :))

Geldim ben döndüm o güzel Şehr-i İstanbuldan :) on gün için gittiğim kısa arayı bir aya tamamladım ve geldim evime :)çok uzun sürdü biliyorum istenmeyen bazı sebeplerden dolayı uzadı İstanbul daki günlerim iyi mi oldu aslında iyi oldu ama biraz üzdü beni yine hastanelerde geçti günlerimin çoğu tekrar tekrar aynı şeyleri yaşadım bir yıl sonra ama hep dua ettim sonuç aynı hastalık değildir diye hem de çok diyeceksiniz ki niye öyle düşünüyorsun ama hayat bu öyle basit durumlardan kötü neticeler çıkıyor ki resmen şok oluyorsun.kuzenimin rahatsızlığının sebebini araştırma yollarında henüz neticeyi alamadan gelmek zorunda kaldım bugün kesin sonucu belli olacak artık umarım güzel şeyler duyarız... 

Aslında güzel ve dolu dolu geçti günlerim iki güzel kahvaltıya gittim sevdiğim kişilerle :) ev kahvaltısına,tam üç kez Eminönü ne gittim hem kına hem düğün alışverişine hem de o güzel insan Ceyda ile buluşmaya :) çok güzel geçti hepsi renkliydi, Eminönü her zaman ki gibi ...

Çok istediğim bir türlü fırsat bulamadığım ama bu sefer kesin görüşmem ve tanışmam gerekiyor diye düşündüğüm o güzel insan dünyalar tatlısı deli çılgın yakışıklı Ali Leo' mun annesi Tanya'm ve yakışıklı babası Ersin abim'le tanıştım bir öğle vakti sohbet ,yemek, çay,her şey harikaydı burdan ikisine de çok teşekkür ediyorum bana ayırdıkları zamanları için :) bir daha ki sefere buluşmaya sözleştik...

Bol bol fotoğraf çektim ,artık onları yavaş yavaş yayınlarım,iki kitap bitirdim bu süre içinde açıkcası bu da beni mutlu eden durumlardan biriydi,bol bol mağaza gezdim Bağdat Caddesinde mekik dokudum resmen elbise bulabilmek için  sonuç ne sıfır :( ama sonunda kuzenimin kır düğününde giyebileceğim elbiseyi aldım Maltepe den :) hem de hiç düşünmediğim bir renk olan kırmızı ! Kız kardeşimin düğününde ise hala ne giyeceğim belli değil :) artık onu tekrar İstanbul ziyaretinde aramaya devam edilmek üzere bıraktım bir yerlerde :))

Haberler bununla bitmedi tabi ki ben cumartesi günü otobüs den iner inmez kız kardeş ve annem doğru Tirabzona yola çıktık bizim İstavritin doğum günü için :)) canım yeğenim Ayberk 4 yaşını doldurdu artık 24 mayıs doğum günü ama biz hafta sonu ailecek kutladık :)) yazlık kıyafetleri tamamlandı ama en çok benim istavritleri beğendi emin olun :)) 
Kısaca olan biten bunlar buralar serin ama güneşli bizim artık hazırlıklarımız biraz yoğunlaşır köyümüze gitmeye başlarız koştururuz belki sık sık yazarım belki yazamam ama aklım hep sizlerde olur buralar mis gibi yemyeşil her yer gece yatarken yatak odasından duyduğum kuşların seslerini size anlatmam mümkün değil yaşamak gerek :))


Herkes güzel haftalar diliyorum.İstanbul fotoğraflarımı en kısa zaman da yayınlayacağım... 
Sevgiler...

8 Mayıs 2011 Pazar

Anneme ve annelere...

Bugün hayatımızda çok fazla yeri olan dünya ya gelişimizde etkisi büyük olan hayatı öğrenmemiz de faydalı olan aslında daha birçok yazılacak güzel söz ,cümle,kelime mevcut ama sanırım tıkandığım noktadayım şuan...
Bazen bağırdığımız,kızdığımız,çatıştığımız,kırıldığımız,konuşmayacağım artık dediğimiz ama saniyeler geçtikten sonra her şeyin bite bildiği ve yine en güzel duyguyla yürekten seslene bildiğimiz yegane ve tek kişi ''Anne'' lerimiz 
olsa gerek diye düşünüyorum en azından benim için öyle...
Her ne kadar şuan yanında olamasam da hatta buraya yazdığım duygularımdan bir haber olsa da aklım ve yüreğim her zaman onda :)) onu çok seviyorum...
Ve tüm yüreği güzel yüreği temiz vicdanlı ve anne olmayı hak edebilen tüm Annelerin bu güzel ve anlamlı günlerini kutluyorum :))

Tüm blog arkadaşlarımın annelerinin ve anne olan bu güzel yürekli dostlarımın ve aday olabilen canım arkadaşlarımın da yürekten bu güzel GÜNLERİ KUTLU OLSUN !...


Ayrıca  uzun zamandır yazamıyorum okuyamıyorum ama burayı sizleri çok özledim açıkçası bu aralar istediğim hiç bir şey yolunda gitmiyor desem daha iyi olacak hala İstanbul dayım görmek istediğim güzel dostları göremedim almak istediğim kız kardeşim için ve öncelikle kuzenimin temmuzda olacak düğünü için elbise alamadım :( bazı beklenmeyen ve ciddilik durumu yüksek olmayan ailevi durumlar oluştu eeee başlıkta olduğu gibi hayat ben planlar yaparken karşıma başka şeyler çıkarttı :)
Ama iyiyim.mutsuz falan değilim sadece bazı yüklerin altında eziliyorum. Sanırım çok duyarlı ve vicdanlıyım :) ve siz güzel blog dostlarımı arkadaşlarımı çok seviyorum...

Güzel fotoğraflarla ve yazılarımla en kısa zamanda görüşmek üzere herkese güzel haftalar diliyorum :)

Sevgiler...